Gerçek gazetesi
Gerçek gazetesi
Gerçek
Armağan Tulun: Dünya işçi sınıfının mevzii olarak Küba’yı savunmak
5 minutes Posted Mar 11, 2026 at 8:49 am.
0:00
5:47
Download MP3
Show notes

2026 yılına girer girmez ABD emperyalizmi Venezuela’ya saldırdı. Ardından Meksika ve Kolombiya gibi bir dizi Latin Amerika ülkesinin yanı sıra Küba’yı da hedef tahtasına koydu. ABD’nin Küba üzerindeki baskı ve kuşatmayı arttırması, “zaten yıllardır ambargo var” rehavetiyle ve ambargonun sıkılaştırılması basitliği ile ele alınabilecek bir gelişme değil. ABD Küba’yı yakıtsız bırakarak boğmaya ve teslim almaya çalışıyor. 3 Ocak’ta ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısı ve Maduro’nun kaçırılmasının ardından, ABD’nin Venezuela petrol akışına el koyması ile birlikte Küba’nın yıllardır ayakta kalmasını sağlayan damarlardan biri kesilmiş oldu. Ardından Trump Küba’nın petrol ihtiyacını karşılayabilecek diğer ülkelerin de boğazına çökecek şekilde kuşatmasını genişletti. Trump 30 Ocak’ta Küba’ya doğrudan ya da dolaylı petrol sağlayan ülkelere karşı ek gümrük tarifeleri uygulanmasına olanak sağlayan bir kararnameye imza attı. Hedef doğrudan doğruya Küba halkının günlük yaşamıdır. ABD Küba’nın enerji damarlarını kesip hayatı felç etmeyi, sağlık gibi en temel yaşamsal hizmetlere erişimini engellemeyi, halkı karanlığa ve yokluğa mahkûm etmeyi amaçlıyor.

Trump bu şekilde Küba’nın enerji damarlarını keserken ABD’nin Hazine Bakanlığı Venezuela petrolünün Küba’ya satışına kolaylık sağlayacaklarını açıkladı. Bu açıklamada utanmazca “Küba halkını destekleme amacıyla” diyorlardı. Tabii ki bu desteğin bir şartı vardı: Venezuela petrolü Küba’daki özel sektöre satılabilecekti ama “Küba ordusu, istihbarat servisleri veya diğer devlet kurumlarıyla ilişkili herhangi bir kişi veya kuruluş ya da ABD Dışişleri Bakanlığının Küba'ya yönelik kısıtlama listesinde yer alan kuruluşlar” bu kapsamın dışında kalacaktı! Bir yandan bütün bir ülkeyi abluka ile boğ, öte yandan nefes borusunu kapitalist restorasyonun tohumu olan özel sektör üzerinden aç, devleti tamamen dışla. Bir yandan baskıyı arttır, bir ülkenin boynunu eğmeye çalış, diğer yandan içeriden siyasal ve sosyal çözülmeyi örgütlemeye yönelik bir mühendisliğe giriş. Abluka ve ambargolarla boğdukları Küba halkını “destekleme” masalıyla sunulan her hamle, Küba’yı düzenin kalıbına sokma, devrimin kazanımlarını ortadan kaldırıp işçi devletinin altını oyma hamlesidir.