Gerçek gazetesi
Gerçek gazetesi
Gerçek
Dişimizi sıkmakla düzen değişmeyecek: İşçi sınıfı yumruğunu sıkmalı ve siyaset masasına vurmalı!
8 minutes Posted Jan 25, 2023 at 7:36 pm.
0:00
8:33
Download MP3
Show notes

AKP iktidarı ekonomiden dış siyasete kadar her alanda ülkeyi derin bir krize soktu. Kayırmacılık, yolsuzluk, adaletsizlik devletin her köşesine bir kanser gibi yayıldı. Baskıcı ve keyfi yönetim olan istibdad rejimi toplumun emekçi çoğunluğunu eziyor ve yoksullaştırıyor. Küçük bir sömürücü grup ise bu rejimden sonuna kadar nemalanmaya devam ediyor. Emekçi halktan giderek daha fazla insan bu rejimin son bulmasını istiyor. Bunun için de yaklaşan seçimleri bekliyor. Bu seçimlerde mevcut iktidara bu seçimlerde okkalı bir tokat atılmasını umuyor. Gözler altılı masanın üzerinde. Kazanacak bir aday çıkartması bekleniyor. Ama bu yol tuzaklı bir yoldur.

İstibdad ile aynı gemide olanlar

İstibdad rejimi toplumun emekçi çoğunluğuyla tam bir çıkar karşıtlığı içindedir. Ancak Altılı Masa’nın partileri emekçi çoğunluğa değil sermayeye dayanan düzen partilerinden oluşmaktadır. İstibdad ile çelişkileri ve karşıtlıkları emekçi halkın yaşadığı gibi uzlaşmaz ve kesin değildir. Altılı Masa’da “Aynı gemideyiz” mantığı egemendir. Erdoğan’ın Akşener’e çağrıları ortada. Akşener de MHP’nin küçük ortak pozisyonunu devralmaya hazır bir imaj veriyor. Meral Akşener Tansu Çiller’in Süleyman Soylu’suydu. Antrenmanlıdır kolaylıkla bu göreve adapte olacaktır. Babacan ve Davutoğlu zaten Erdoğan’ın adamı. Babacan kemer sıktırdı, Davutoğlu dış politikada emperyalizmin taşeronluğunu yapan, içeride ise halkı ezen, katleden hükümetlerin başbakanıydı. Karamollaoğlu ise İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmesi gibi pek çok konuda Erdoğan’la birlikte davranıyor. Haydi bunlar sağcı Erdoğan ve Bahçeli’yle ideolojik yakınlıkları var diyelim. Ya Kılıçdaroğlu? Türban meselesini ısıtıp gündeme taşıyarak, Erdoğan ve AKP’nin en çok zorlandığı ekonomik sorunları ve sınıfsal meseleleri gündem dışına atan o değil mi? Erdoğan’a en zor zamanında “gollük pas atan” o değil mi?

Düzeni değiştirme niyeti olmayanın istibdadı yıkma iradesi de olmaz

Altılı Masa’da düzeni değiştirme niyeti yok! İstibdad rejimi yıkılır da emekçi halk hürriyete kavuşursa, grevlerle direnişlerle hakkını isterse, nemalandıkları düzen tehlikeye girer diye korkuyorlar. O sebeple halk evinde otursun sandıkta oy versin sonuçlarına da katlansın istiyorlar. Dolayısıyla istibdadın baskılarını aşacak bir irade de yok. Olası bir adayları seçim yasağı ile tehdit edildiğinde biz senin yasağını tanımıyoruz diyebildiler mi? Diyemezler.

Başka bir yol var!

Ama başka bir yol var. Tuzakların değil hakikatin yolu! Hangi partiye oy vermiş olursa olsun çıkarı bu düzenin değişmesinden yana olan milyonlarca işçinin, emekçinin siyasetidir bu yol! En koyu muhalif patronunun bile düzen değişikliğinden ödü kopar ama en koyu Erdoğancı işçinin emekçinin bile menfaati bu düzenin değişmesinden yanadır. Bir hayalden bahsetmiyoruz. 2022 yılının son günlerinde Erdoğan’ın grev yasağını reddeden, grev hakkını grevle kazanan Bekaert işçileri örnektir! Altılı Masa siz benim adayıma siyaset yasağı getirseniz de tanımam diyebildi mi? Ama işçiler tek yumruk olup da istibdadın karşısına çıktığında biz senin yasağını tanımıyoruz dedi ve kazandı! O halde bu irade siyasete de ağırlığını koymalı. İşçi sınıfı siyaset masasına yumruğunu vurmalı!