En sonunda öznel olarak bir kendinden hoşnutluk duygusu ortaya çıkarabileceğini hiçbir biçimde red etmiyorum; tersine, sözcüğün asıl anlamında ahlaksal duygu denmeye değer bu biricik duyguyu temellendirme ve geliştirmenin kendisi ödevdir; ama ödev kavramı ondan türetilemez, yoksa genel olarak yasa için bir duyguyu düşünmemiz ve yalnızca akıl tarafından düşünülebilecek olanı bir duyum nesnesi yapmamız gerekirdi (sayfa, 34)
erdem her zaman koşul olarak en yüksek İyidir, çünkü kendi üzerinde hiçbir koşulu yoktur; mutluluk ise her zaman ona sahip olan için hoş olsa da, yalnızca kendi için mutlak olarak ve tüm bakımlardan iyi değildir (sayfa, 88)
doğanın düzenlemelerini ya da değişimlerini açıklamak için tüm şeylerin yaratıcısı olarak Tanrıya başvurmak gerekirse, bu en azından fiziksel bir açıklama değildir ve bütününde felsefenin bir sona geldiğinin itirafıdır; çünkü gözlerimizin önünde gördüğümüz şeyin olanağının bir kavramını oluşturabilmek için kendi için başka türlü hiçbir kavramını taşımadığımız birşeyi varsaymaya zorlanırız. (sayfa 109)
Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi
Facebook Grubumuz https://www.facebook.com/groups/gercegeyolculuk/
Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir:
Kant Kimdir https://youtu.be/2wPA2eXXfTM
Arı Aklın Eleştirisi 1 https://youtu.be/uSoqiTD4ZCo
Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE
Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0
Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA
Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o
Kaynakça Kant, Immanuel, “Kılgısal Usun Eleştirisi”, 1788, Baskı: 2015, Çev: Aziz Yardımlı, İdea Yayınevi, İstanbul.



