İsm-i A'zam, Allah’ın bütün esmâ-i hüsnasının mânâsını içinde toplayan en kapsamlı isimdir.Kur’an’da; “Yüce Rabb’inin adını tesbih et” (Vâkı’a, 56/74, 96; Hâkka, 69/52;A’lâ, 87/1),“Azamet ve ikram sahibi Rabb’inin adı yücedir” (Rahmân, 55/78) buyurulmuş;
Hangi ismin ism-i â'zam olduğu kesinlikle bilinmemektedir. Bu ismin gizli bırakılmasının hikmeti, bütün isimlerin, ism-i â'zam olabileceği ihtimaliyle zikredilmelerini teşviktir. İsm-i a'zam, kişiden kişiye göre değiştiği gibi her ismin de azamî bir mertebesinin oldugu belirtilmistir.Evliyanın ism-i â'zamı farklı görmeleri, kendilerinin mazhar oldukları esmânın farklı oluşuyla izah edilir. Kur’an-ı Kerim’in yüzlerce ayetinin sonunda Cenâb-ı Hak, önce has ismini zikrediyor, sonra sıfatlarını nazara veriyor.
Hadislerde de farklı isimler geçmektedir. a) Allah lafzı ve O’na işaret eden huve zamiri. Çünkü Allah lafza-i celali bütün esma-i ilahiyeyi içinde barındıran en kapsamlı esmasıdır. b) Lâ ilâhe illâ hû ,el-Hayyü’l-Kayyûm (diri ve kayyûm) er-Rahmânve er-Rahîm.c)Hz. Aişe validemiz, “Hz. Peygamber beni dua ederken duydu ve, `ism-i a’zam, mutlaka dua ettiğin isimler arasındadır’ buyurdu” demiştir. Bu hadiste dört isim; Allah, Rahmân, Rahîm, ve Berr) geçmektedir ancak Hz. Aişe Allah’ın bütün isimlerinle atıfta bulunmuştur.
d) Tirmizi’nin rivayetinde Allah’ın 5 ismi geçmektedir Bunlar; İlâh, el Mennân, (Bol nimet veren), Bedî’üs-semâvâti ve’l ard. (yerleri ve gökleri yaratan). Zül Celâl ve Zül İkrâm (Celâl ve İkram sahibi.), Lâ ilâhe illâ Ente (senden başka ilâh yoktur) , Bedî’u’s-semâvâti ve`l-ard, Zü’l-celâli ve’l-ikrâm, Allah, Ya Rabbi, ya Rabbi ve Ya LATİF esmasına işaretler vardır. e)İmam-ı Gazalî Hazretleri, Esma-yı İlâhiye’den “Ferd, Hayy, Kayyûm, Hakem, Adl, Kuddûs” isimlerini İsm-i A’zam (en büyük isim) olarak kabul etmiş f)Said Nursi Hazretleri Hakim , Mevlana Hazretleri “Vedud” esmasına ism-i azam olarak mazhar bir veli olarak bilinir. g)Fettah esması ism-i azam sırrı taşır. Son Mehdi’de bu esma ism-i azam olarak açığa çıkar. Kutsi havarileri bile bu esma bereketiyle dünyanın dört bir yanına açılıp fetih bulurlar.
Demek ki, sadece bir insanın bildiği, yalnız bir kitapta zikredilmiş, tek bir salih kul, cin veya meleğe bildirilmiş ya da nezd-i Uluhiyette mazhar-ı isti’sâr olmuş (kimseye bildirilmeyip ilm-i İlâhîye has kılınmış) isimler de vardır.Inananlar esma-yı hüsnadan kendine fıtratına kalbine bakan esmayi keşfedebilir.Herbir Esmaul Hüsna icin ebcet tabloları hazirlanmis.(yakaran gönüller de de var) bu ebcet değerindeki esmayı mutad bu miktarlarda okumasiyla ihsanlara Mazhar olacağı yorumlanmış .Kul samimi olursa Allah bunu gönlüne ilham eder…
Zât-ı Ulûhiyeti tanımanın, ancak Esmâ-i İlâhiye’yi bilmekle mümkün olacağını kabul etmeli. Bütün kalbiylzle esmanın-ism-i azamın arkasına düşmeli. Bir gönül insanı olarak bu isimleri bilmeli ve zikretmeliyiz
Bu programda ayrıca İmam‐ı Âzam Ebû Hanîfe(RA)ın Kur’ân‐ı Kerim’den seçtiği her kim bu ayetleri yazıp taşırsa

