Show notes
Hayırlı tepeler sayın takipçilerimiz. Retr0cast'imizin bu bölümünde, türünün tek örneği olarak ortaya çıkan ve günümüzde birçok kişi tarafından hem takdir hem taklit edilmiş olan, canımız ciğerimiz iki (2) gözümüz Silent Hill hakkında konuştuk. 1999 yılında gözlerini açmış olan (açacak gözleri olmadığını biliyoruz, amacımız teşhis sanatı yapmak) Silent Hill serisi, Konami'nin himayesi altındaki Team Silent ekibi tarafından dünyaya getirildi. Geliştirilmeye ilk başlandığı zamanda, o dönemin en gözde oyunlarından biri olan, survival horror'ın adını koyan Resident Evil'a rakip olması amaçlansa da, kısa süre içerisinde kendine ait bir kişilik bulmuş, çağdaşlarına benzeme amacı gözetmeksizin kendi standartlarını koyarak gözümüze girmişti. O zamana kadar gözümüze sokulup durulan klasik şiddet ve/veya korku temalarının aksine, Silent Hill psikolojik korkuyu ve/veya insanların kendi içlerinde verdiği savaşları temel almasıyla, çok geçmeden özellikle 2. (ikinci) oyunuyla hepimizin göz bebeği olmuştu. O zamandan bu yana hem batılı hem de doğulu yapımcı ekipler tarafından el değiştiren bu seri, şu an için gözle görülür bir gelecekte geri dönüp bizi mutlu etmeyebilecek olmasına rağmen, gözden ırak olan gönülden de ırak olur sözüne inat, bu seriye olan bağlılığımızı sürdürdük. Gelin, bunları sizinle de paylaşalım.



